tuguna

Just another WordPress.com site

Yazar Arşivi

>Umud Ali On Alti Aylik

with 13 comments

>

Umud Ali bu ay yurumeye basladi!!! Cok seker oldu, izlemeye doyamiyorum. Tam gecen ayki aylik gelisim yazisini yazisimin etesi gunuydu. Biz yemekten sonra koltuklara devrilmis tv izler, Umud da yerde oyuncaklariyla oynarken birden kalkti emekleyerek benim yanima geldi. Koltuga tutunup kalkti ve babasinin oldugu koltuga kadar guzel guzel yurudu. Biz hem cok sasirdik hem de sevindik, aferin deyip alkisladik. Simdi ne zaman bir seyi duzgunce yapsa kendi kendini alkisliyor, ozellikle yemekleri dokmeden yiyebildiginde. Cok komik:)

Yurumesiyle birlikte bazi seyler degisti haliyle. Evde ben nereye gidersem piti piti yuruyup arkamdan geliyor, konvoy halinde geziyoruz:) Disarda dolasirken bebek arabasinda oturmak istemiyor, hatta hic oturmak istemiyor. Bir sekilde oyalayarak oturtup disari cikariyoruz, market, magaza gibi yurumesi kolay yerlerde indiriyoruz kafasina gore geziniyor. Ozellikle markette elimizden tutup begendigi seylerin oldugu reyonlara cekistiriyor. Evde onu kendi kendinden korumak da oldukca zorlasti, gozlerimi kocaman acip hic ustunden ayirmamam gerekiyor. Konusmasi papaganlik seviyesinde:) Bizim dediklerimizi anladigi sekilde tekrarliyor. Anne, dede, baba, annaanne, mama, adda, elma, askim ve biktim diyor. Ahahaha sonuncusu ne alaka derseniz hicbir fikrim yok. Kimden duydu bilmiyorum ama keyfi bozulursa eliyle yakasini silkip “Bitkiimm” diye bagiriyor. Elmaya bayiliyor, aksamlari elma elma diye dolanip bir iki dikim yiyor. Carsida pazarda elma gorurse elmaaa diye bagirmaya basliyor:) Cok komik bir cocuk oldu, herkesle sakalasiyor, yaklasik onbes yetiskinden olusan bir toplulugu saatlerce guldurmuslugu var:) Kimseye yabancilik cekmiyor, herkesin kucagina gidiyor, oturuyor.
Sevgisini cok guzel belli ediyor. Oyun oynarken bir sure sonra beni ozlerse hizlica kucagima gelip sariliyor, iki uc kez opup oyununa donuyor. Geceleri uyumadan yatakta benimle oyun oynuyor, sariliyor, yuzunu yuzume yasliyor, opuyor..Epey bir sevis, koklas yapiyoruz ondan sonra uyuyor. Bir yere giderken adddaa deyip el salliyor. Bir tane daha azi disi cikti, alttaki kopek disleri de cikmak uzere. Sanirim dislerin etkisiyle yada belki baharin gelisi yuzundendir dunden beri grip. Umarim cabuk iyilesir. Hayvanlari seviyor, babaannesinin kedisi var onunla oynamayi cok seviyor.

Aslinda olan biten cok sey var ama yazmak yeterli gelmiyor, yasarken hissettigimiz keyfi yaziya dokmek gercekten zor.

Written by tuguna

Mart 4, 2010 at 10:13 am

bebegimiz kategorisinde yayınlandı

>OPI Merry Midnight Nail Polish (Holiday Wishes Collection)

with 12 comments

>

Opi’in yilbasi koleksiyonundan aldiklarimi yavas yavas deniyorum. Markalar spring koleksiyonlarini cikardi ben hala holiday diyorum:) Gerci aldim bahar koleksiyonlarindan da birkac sey ama once bunlari denemek istedim. Uzun zamandir hicbir ojeyi boyle sevmemistim acik soyleyeyim:) Hayatim boyunca tek bir ojeyle yasamam gerekseydi ki umarim gerekmez bunu secerdim. Muhtesem sicak tonlu jolemsi bir mor bazin icinde fusya-pembe-lila simler ve kirmizi kocaman kocaman beneklerden olusmus muhtesem bir oje bu. Yakindan gorunusu fotografardakinden cok cok cok guzel. Icindeki simleri ben bir turlu gercekte olduklari kadar guzel gosterememdim fotograflarda. Bence kesinlikle herkes alsin sursun o kadar diyorum:)

Written by tuguna

Mart 2, 2010 at 4:19 pm

NOTD, tirnak kategorisinde yayınlandı

>Dort Guzel Film

with 2 comments

>

Inglorious Basterds: Benim gibi Tarantino’yu cok seviyorsaniz, zaten coktan izlemissinizdir. Bence 2009’un en iyi filmi bu film. Gerci henuz Avatar’i izlemedim, bir sey cok ragbet goruyorsa insan soguyor ya birden onu yasiyorum sanirim. Gerci kesinlikle gidip izlemek istiyorum sinemada. Inglourious Basterds gerek chapterlari, gerek muzikleriyle tam bir Tarantino filmi. Gozlerim bir Uma Thurman’i bir Tim Roth’u aradi ama olsun:) Ayrica Hitler’e hak ettigi cezanin Tarantino tarafindan verilmesi de ayrica guzeldi. Sanat bu yuzden muhtesem zaten. Iki kez izledim, daha da izlerim. Basta Christoph Waltz olmak uzere -ki itiraf edeyim kendisini filmden once tanimiyordum, dort farkli dil kullanarak oynadigi nazi subayi karakterini inanilmaz guzel canlandirmis- Brad Pitt, Diana Kruger herkes muhtesemdi.Ben bu yil En Iyi Yardimci Erkek Oyucu Oscarini Christoph Waltz’in hak ettigini dusunuyorum. Hala izlemeyen varsa cok tavsiye ederim. Bu filmi izledikten sonra Tarantino askimiz depresti ve eski filmlerini de yeniden izlemeye basladik:)

Antichrist:Lars von Trier cok ilginc bir yonetmen. Izlemesi pek kolay sayilmaz.Insanin gormekten en  rahatsiz olacagi seyleri film yapiyor her zaman. Mesela Dancer in the Dark insanin en buyuk korkularindan biri olan iftiraya ugramak, islemediginiz bir suc yuzunden cezalandirilmak ustuneydi.O filmden de cok etkilenmistim, Antichrist da ayni oranda hatta belki daha cok etkiledi beni. Film yine insanin en en en buyuk korkularindan biriyle basliyor: Cocugunu kaybetmek. Filmin ilk 10 dakikasi herhalde hayatimda izledigim en etkileyici ama en de rahatsiz edici acilis sahnelerinden biriydi. Ilk 15 dakika araliksiz agladigim icin filmin gerisini zaten yipranmis sinirlerle izlemis oldum:) Film anksiyete, dinin insan psikolojisi uzerinde biraktigi hasarlar, kadin ve erkegin ortacagdan bu yana birbirine uyguladigi siddet gibi konulari hatirlatiyor. Gerci von Trier’in flmlerinin ne anlattigi genelde izleyene gore degisiyor. Zor bir yonetmen oldgu icin muhtemelen hepimiz ayni sonucu cikarmayacagiz. Ben filmi tavsiye ederim, ozellikle sanat filmleri, duraganlik, aleni cinsellik ve siddet sahneleri sizi rahatsiz etmiyorsa izleyin.

Law Abiding Citizen:
-Senin adamin yeni filmini indirdim.
-Benim adam?
-Var ya hani begeniyorsun.
-Edward Norton?
-Yok digeri.
-Gerard Butler mi? Hadi hemen izleyelim.

seklinde bizim evde gecen bir diyalog sonucu bu filmden haberim oldu. Basroldeki Gerard Butler zaten favori aktorlerimden biri.Jamie Foxx’la beraber basrol oynadiklari bu filmi ben sevdim acikcasi. Bazi yorumlarda sonunun baska olmasinin beklendigini okudum ama ben bu halini de oldukca begendim. Film aslinda klasik bir Hollywood filmi olabilirmis fakat ortalama bir Hollywood filminden cok daha fazla temposu yuksek ve merak uyandirici. Filmin sonuna kadar neyin nasil oldugunu cozememe halini sevdim ben. Crime-Drama-Action uclemesini siz de benim gibi seviyorsaniz -ben bayiliyorum- cok begeneceginizi dusunuyorum. Cidden guzel bir film.

The Taking of Pelham 1 2 3:Yine bir action-crime filmi daha. Basrollerinde John Travolta ve yine benim cok sevdigim aktorlerden biri olan Denzel Washington oynuyor. Gerci yaslanmis epey Denzelcigim uzuldum:P D.W bence hep iyi fillerde oynuyor ve ben onun bir filmde oynadigini ogrenince o filmi mutlaka izliyorum. Simdiye kadar da pek yanilmadim. Bir tek Deja Vu’yu cok sevmemistim diye hatirliyorum. Ama mesela American Gangster cok cok guzel bir filmdi. Inside Man de iyiydi ki ikincisi cekiliyormus bu yil.Bu filmi de sevdim, temposu oldukca yuksekti, cok klise seyler yoktu ki sanirim artik Hollywod klisesiz film yapmayi ufak ufak ogreniyor. Evet dogru fark ettiniz ben Avrupa sinemasini daha cok seviyorum. Bu filmi severek izledim, evet bir sinema sahaseri ya da her sahnesi uzerine konusulacak bir film degil. Zaten bir aksiyon filminden de bunlari beklemek yanlis olur. Aksiyon filmleri tipki polisiye kitaplar gibi, eglencelik, iyi vakit gecirmelik diye degerlendirilirse keyif veriyor. O anlamda beni oldukca tatmin ettigini soyleyebilirim.Bu arada bu filmin bir de 1974 verisyonu var, elime gecerse onu da izlemek istiyorum.

Written by tuguna

Şubat 27, 2010 at 1:57 pm

sinema kategorisinde yayınlandı

>Wednesday Night

with 10 comments

>

Ne zamandir sevgili esimle basbasa yemege cikamamistik. Daha onceden soyledigim gibi biz ilk yil bebegini kimselere vermeyi dogru bulmayan bir cifttik. Zaten Umud’da sagolsun biraz yabaniydi, kimseye gitmezdi:) Sonra Umud buyudu, babaannesine, halasina, cok sevgili kuzenine alisti ve biz sosyal hayata geri donduk. Biz kendi adimiza bebegin getirdigi br muddet eve kapanma mevzusundan rahatsiz degiliz. Gene bebegimiz olsa gene boyle davraniriz. Her neyse…Bir suredir gitmek istedigimiz bir Hollanda restauranti vardi. Burda aslinda disarda yemek yiyeceksek yada eve disardan bir seyler soyleyeceksek pek Hollanda restaurantlarini tercih etmiyoruz.Cunku bu ulkenin kendine ozgu zengin bir mutfagi yok. Kendilerine ozgu yemekleri var ama onlar da evde 15 dakikada hazirlamalik, pratik seyler. Pek disari cikip yemelik durum soz konusu degil yani:) Fakat bu sefer gittigimiz restarurant gercekten muhtesemdi. Cok begendigim icin bloguma da yazmak istedim. Hani belki Hollanda’ya gelmek isteyen birileri cikar, ne yenir, ne icilir, bir aksam hos bir yerde karnimizi doyuralim ama peki orasi neresi der diye yaziyorum:) Keza ben tanimadigim bir ulkeye gideceksem ilk merak ettigim sey, nerde ne yiyelim konusu oluyor cunku:) Gittigimiz restauranttan ki adi Humprey’s oluyor, Hollanda’nin pek cok sehrinde var. Biz evimize yakin oldugu icin Arnhem’dekini tercih ettik. Hem de burdaki cok guzel bir kanal kenarina yapilmisti, oldum olasi su kenarinda yemek yemeyi severim zaten. Dekorasyonu son derece klasikti, garsonlari ilgili ve hostu, porsiyonlar lezzetli ve yeterince buyuktu. Biz epey cokca yiyen bir cift oldugumuz halde gayet uygun bir hesap odedik. Yani Avrupa’daki pek cok restaurantta oldugu gibi iki et iki saraba dunyanin parasini vermedik. En guzel tarafi da bu sanirim. Neyse eger yolunuz duser de giderseniz  benim icin de bir kasik yiyin. Buyrun su da internet sitesi, ingilizce secenegi de var. http://www.humpreys.nl/

Bunlar da benim secimlerim. Elbisemi tee noel indirimlerinde almistim.Kadife oldugu icin havalar isinmadn giymek istedim. Ben genelde pek denemiyorum alirken. Bu da epey bir dekolteymis, dun giyince farkettim. Ben de icine tank top demek istiyorum nedir bunun turkcesi? atlet mi mesela? giydim.Zaten straples elbiselerin icine gomlek ya da tank top (bak gene geldi ayni kelime) giymekten hoslaniyorum ben, guzel buluyorum. Tum zamanlarin en buyuk icadi siyah hirkayla da usumemeyi garanti altina aldim.

Elbise ve Clutch:H&M
Hirka:Zara
Corap:Calzedonia
Oxford botlar:Nine West
Kolye:Koton

Her zamanki makyajlarimdan bir kuple de burda.Laura Mercier fondoten ve concealer, Mac Conjure Up allik, Mac Porcelain Pink Msf, Mac Spanking Rick dazzleglass(bunu cok cok seviyorum bu arada) Mac Blacktrack fluidline,Mac Ego far ve rimel bana yetti de artti bile:)

Written by tuguna

Şubat 25, 2010 at 8:50 pm

today's outfit kategorisinde yayınlandı

>MAC Warm&Cozy

with 8 comments

>

Gun isigi – Comfort Ve By Candlelight
Sicak isik – By Candlelight ve Comfort

Bilenler bilir, bilmeyenler icin Mac aralik sonu ocak basi gibi bu koleksiyonu cikardi. Buraya ocak ortasinda geldi, ben de o zaman bu gordugunuz iki msf’i aldim. Zaten bastan beri msfler disinda bir sey almayi planlamamistim. Koleksiyon oldukca dogal toprak tonlarindan olusuyor. Dogal makyaji sevenlerin hala magazalarda bulabileceklerini dusunuyorum. Benim acikcasi su ara MAC koleksiyonlariyla aram hic yok. Limited olduklari icin almadigima sonradan pisman oldugum msf, dazzleglass yada guzel ambalajli urunler haric Mac koleksiyonlariyla vedalastim. Bunlari almaktan permatent urunlere bakamiyorum cunku:)

Neyse gelelim msflere. Urunleri almadan once baktigim swatchlarda pek begenmemistim ama aldiktan sonra ikisine de bayildim acikcasi.

By Candlelight: Mac buna “Golden pink” demis gecmis. Hayrola Mac kuzum, renk tanimlamaya mi usendin, sen yapmazdin boyle kisa tanimlar? Insan hic degilse golden soft pink bilmem ne diye susler. Yapisi ve rengi itibariyle oldukca guzel bir msf bu fakat cok isiltili. Neyse ki rengi cok yumusak da surunce cok bagirmiyor. Aydinlatici olarak da allik olarak da guzel bence, sevdim ben.

Comfort: Mac buna da kelimeden pintilik edip “Golden bronze” demis. Bu msf Mac’in zirt pirt piyasaya surdugu klasik az isiltili, bronzer olarak da kullanilabilir msflerinden biri. Ben bu tarz msf’leri genelde atliyordum ki baktim elimde hic boyle msf yok, bir tane bari olsun dedim. Aldiktan sonra da bayildim kendisine. Allik olarak da harika duruyor, 187 ile bronzer gibi hafifce kullaninca da. Bu kez de eskiden bu tarz diye almadiklarima pisman oldum. Misal Sunny by Nature:)

Peki Mac takipcileri sozum size, siz bu koleksiyondan ya da bu ara cikan diger koleksiyonlardan neler aldiniz?

Written by tuguna

Şubat 22, 2010 at 9:37 am

allik, aydinlatici, bronzer, mac kategorisinde yayınlandı

>Lancome Color Fever Gloss – 102 Sublime Coffee

with 10 comments

>

Lancome’un bu glosslarina bayiliyorum ben. Elimde birkac rengi daha var, bir yerden baslayip gostereyim dedim. Ozellikle bu rengini cok seviyorum, zaten boyle turuncumsu,mercanimsi sicak tonlari cok severim glossta. Ben bunu alali epey oldu. Hicbir sekilde bozulma, degisme belirtisi yok. Ayrica cok cok kullanmama ragmen hicbir azalma belirtisi de yok. Genelde ne surecegime karar veremedigimde elim bu glossa gidiyor. Yalniz ilginc bir sey var, bu glossun adi bazi yerlerde sublime coffe bazi yerlerde sublime toffee diye geciyor:) Sanirim yeni degismis, bendeki eski versiyonu.Bence mantikli olmus cunku bu glossta coffee olan bir taraf goremiyorum ben.Amerika satis fiyati 26 dolar.Burda 23 euro, Turkiye’de ne kadar hic bilmiyorum ama tabi ki internetten daha ucuza bulunur.

Kabi cok muhtesem, camdan yapilmis gibi. Aplikatoru de kalp seklinde, bu yuzden aynasiz bile cok duzgun suruluyor, dudak cizgisini cok guzel belirgenlestiriyor. Sanirim Loreal’in de var boyle kalp formunda fircasi olan bir glossu, hesapli aranirsa o da alinabilir.

Written by tuguna

Şubat 17, 2010 at 10:39 am

gloss, Lancome, LOTD kategorisinde yayınlandı

>Grey Lady

with 16 comments

>

Bu hafta benim sinav haftam. Oturup ders calismam lazim ama ben aksama kadar, dur bi yemek yapayim, su mutfagi temizleyeyim, camasir sereyim, tatli mi yapsam, ay cok bunaldim bi disari cikayim, blogumu guncelleyeyim, uf cok yoruldum bu saatten sonra ders mi calisilir yarin calisirim seklinde yasiyorum. Bu kadar calismamama ragmen sali gunu girdigim sinav cok iyi gecti. Dersi gectim super oldu. Bakalim bu aksamkiler ne olacak. Ben universiteye hazirlanirken de, universitede okurken de boyleydim. Hic calismazdim ama genelde sinavlarim iyi gecerdi. Sinav sonuclari gelince anneme “Iyi ki bosa calismamisim bak zaten gecebilecekmisim” derdim de annem sinir olurdu bana:)

Neyse…Hani yazmistim biker bot aldim diye. Sali onlari giyince e bari bi fotograf cekeyim dedim. Benim gibi cirpi bacakliysaniz hos duran bir biker bot bulmak zor oluyor. Biraz agir bir botsa bilekler agriyor, biraz fazla kaba duruyorsa bacaklariniz iyice safinaz gibi gorunuyor. Ben umudu kesmistim ki bunlari buldum, hem de indirimde. Uzerimdeki oversize kazagi da sevgilinin kizkardesi Cin’den donerken hediye olarak almis. Benim gibi gri sever bir insani mutlu etti. Arkasindaki fermuar detayini sevdim ben.

Muhteviyat sudur:

Gri Kazak:Urban Knits

Pantolon, Canta ve Kolye:H&M
Siyah Kazak:Zara

Botlar:Sacha

Makyaj olarak da Max Factor fondoten, Laura Mercier concealer, Mac Hello Kitty Tippy allik, Revlon Pink-a-boo likit aydinlatici, Urban Decay Gunmetal kalem, Rimmel rimel ve Mac Plink Lipstick kullandim. China Glaze Recycle gri ojemi de surdum gitti.

Written by tuguna

Şubat 11, 2010 at 10:31 am

today's outfit kategorisinde yayınlandı

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.