tuguna

Just another WordPress.com site

>I’m Back

with 6 comments

>

Bir hafta diye gittigim Turkiye ziyaretimden 15 gun kalarak gectigimiz carsamba donmus bulunmaktayim. Dondugumde bommmbos bir buzdolabi ve acliktan suzulmus bir sevgiliyle karsilastigimdan jet hiziyla alisveris yapip dolabi doldurdum ve yukarda gormus oldugunuz pratik ve cok leziz cin yemegini yaptim. Kendisinin orjinal adi aklimda kalmayacak kadar zor:) Ama ozetle kurutulmus mantarli, yesil sebzeli, tavuklu noodles diyebiliriz. Bu yemegi ikinci yapisim ve cok cok seviyorum.

Biraz da Turkiye’den bahsedersem; gidis ucagim Amsterdam-Antalya istikametindeydi ve aksam 20’de hareket ettik. Ben olanca iyimserligimle tam Umudcugun uyku saati, uyur ne guzel diye dusunuyordum ki tam tersi oldu. Bebegim ucagin sesinden, isiklardan ve kalabaliktan cok cok rahatsiz oldu ve surekli agladi. Lavaboya gidip emzirdim, kucagimda dolastirdim filan ama bir turlu sakinlesmedi. Bu arada da sakarlik ve stresten elimi kestim. Kucagimda Umud, elim kaniyor, cantamdan ya da el bagajindan bir sey almam gerekiyor alamiyorum derken yari yolda inme sansim olsa kesin inerdim. Yolculugun bitmesine yarim saat kala Umud artik gozu kapali, uykusuzluktan mahvolmus sekilde agliyordu. Ben de uzuntuden mahvoldum tabi. Oyle aglarken uyuyakaldi ama bu sefer de inis icin kemerini baglamak zorunda kaldigimdan uyandi:( Nihayet yolculuk bittiginde bu kez de hostes Umud’un bebek arabasini bagajlari aldigimiz kemerden(oranin bi adi var mi ben mi bilmiyorum?) almam gerektigini soylemez mi??? Benim bildigim bebekli yolcularin bebek arabasi inerken verilir. Uygulamanin degistigiyle ilgili bir sey mirildandi ama karsiliginda kendisine otomatige baglanmis sekilde yalniz seyahat ettigimi, kucagimda uyuyan 9 kiloluk bir bebegim oldugunu, 3 kiloluk bir kol cantam, 5 kiloluk bir de el bagajim oldugunu, kendi agirligimin 50 kilo oldugunu ve toplamda iki kolum oldugumu hatirlattim. Bu sekilde pasaportlari bile cikarip kontrole kadar yuruyemecegimi, ayrica beni bekleyen neredeyse 20 kiloluk valizimi alamayacagimi da ekledim. Artik nasil bir cemkirme halindeysem kadin “Tamam arkadaslar cikarsin” gibi bir seyler soyledi. Hayir madem olabiliyor ki olabildigini biliyorum, bilmesem vidi vidi yapmam, yanima da el bagaji filan almam, neden benim hayatimi zorlastiriyorsun ey kadin!

Her neyse indim ucaktan, gecenin bir vakti pusetimizi bekledim ucagin onunde. Ben puseti kurarken Umudu Havas gorevlisi birileri tuttu hehe. Umudcugu pusete yatirdim, el bagajini pusetin altina koydum ve vize sirasina girdim. Ordan da polis sirasina. Burda yasadigim sure zarfinda Turk polisinin sonsuz kibarligini(!)(!) unutmustum, hatirlamis oldum. Ben beyefendiye “merhaba” diyorum o yuzume bakmadan “kac kisi” deyip isini bitirince de pasaportlari ustume firlatiyor. Burdan oraya gelirken havalaninda polisler, Umudla sakalasip, espriler yapiyorlardi oysa. Yetki demek son derece suratsiz olmayi gerektirmiyor ki, nedir bu boyle.

Valizimi de alip ciktiktan sonra bekleyen annemleri gordum, her seferinde ben gorurum zaten onlar beni goremez bi turlu:P Beni soyle bir optukten sonra Umuda uyandirmamaya calisarak saldirdilar:) Iki saatlik araba yolculuguyla annemlerin evine ulastik, yorgun ve mutlu bir sekilde.

Onbes gun boyunca devrilip kitap okudum, ne zamandir almak istedigim kitaplarimi aldim. Annem hem Umuda hem bana bakti, bol bol dinlendim. Herkesin tavri ben hep ordaymisim gibi, bana soyle bir bakip Umudla sevismek oldu:)

Turkiye’de bir suru seyi garipsedim (ayy iyice alamanci olmusum yalniz:P) Bir kere hic bir bebek ya da cocuk anne babasindan once uyumuyor ve hic kimse bebeklerin erken uyumasi gerektigini umursamiyor. Es dost son derece cool bir sekilde gecenin 22.30’unda 1,5 yasindaki bebekleriyle bize oturmaya gelip, Umud’u sevmek isteyip, ben Umudun uyudugunu ve artik sabaha kadar uyuyacagini soyledigimde bana bir de surat yaptilar hehe.

Donus yolculugu cok daha kolaydi. Bu sefer bileti gunduze aldim ki Umud uykusuzluktan yorulmasin. Ucak yari yariya bostu ve bebegim koltukta rahat rahat uyudu. Ben de kitap okuya okuya geldim. Bu sefer Rotterdam’a indik ki orasi saka gibi asiri kucuk bir havaalani, on dakika icinde valizimizi alip cikmistik bile. Bizi bekleyen sevgilimle evimize geldik. Yol yorgunlugunu 3 gunde zor attim ustumden, ben cok yoruluyorum ucakla yolculuk yapmaktan. Sonrasi temizik yapmak, valiz bosaltmak, camasir yikamak, kurutmak, katlamak, yeni aldigim cicileri Umud’un dolabina ve kendi dolabimiza yerlestirmekle gecti. Tek basima oldugumdan pek bir sey satin almadim. Malum yuk agirligi sinirlamasi var. Annemler zaten olanca itirazlarima ragmen Umud’a bir suru kiyafet aldilar. Ben kendime Koton’dan iki elbise, biri Levis biri Mavi Jeans olmak uzere iki adet jean pantolon, sevgilime yine Levis bir jean pantolon ve bir suru kitap alarak geldim. Okuduklarimi agirlik yapmasin diye biraktim, sevgilimle gittigimizde getiricem. Okumadiklarimi valizime koydum.
Evimi ozlemisim, tadini cikardim. Yarin dersim var okula gitmem gerekiyor, tembellige de cok alismisim bakalim nasil olacak:)
Bundan sonra daha sik yazmayi planliyorum vakit yaratarak.
Herkese opucukler.

Written by tuguna

Mayıs 18, 2009 6:21 pm

bebegimiz, kisisel, yiyecek kategorisinde yayınlandı

6 Yanıt

Subscribe to comments with RSS.

  1. >canımmmmm özledim vallaa :)))senın ıcın cokk sevındım, ne guzel zaman gecırmıssın…ben bu yemegı begendım, cabuk tarıfını yaz!kocaya yapçem :)))

    caramel macchiato

    Mayıs 18, 2009 at 9:24 pm

  2. >tugunacım hoşgeldin🙂 ay kıyamam Umuda yaa çok üzüldüm ağlamış kendini harap etmiş. korktu mu acaba uçaktan😦 neyse en azından dönüşte rahat etmişsin. tatilinin güzel geçmesine çok sevindim🙂 görüşürüz🙂

    Marjo on makeup frenzy

    Mayıs 19, 2009 at 5:13 am

  3. >niye görüşürüz dediysem😛 hayret bi şey, bi alemim bu aralar😛

    Marjo on makeup frenzy

    Mayıs 19, 2009 at 5:14 am

  4. >tugunacım,hoşgeldin canım.Sefası cefasını telaffi etmiş neyseki,tosunu da seni de öpüyorum:))

    ebvata

    Mayıs 19, 2009 at 8:19 am

  5. >Hoşgeldin canım, gerçekten giderken yorucu bir yolculuk olmuş. Okurken bende çok kızdım o hostese! Ve kendimi gördüm, eğer bende anne olursam senin gibi olucam sanırım çok zormuş diye düşündüm :)) Umudcukda canım benim, korkmuş galiba… Aldıklarını bizimle paylaşırmısın yoksa merak etmekle kalalım mı? 🙂

    Z FASHION

    Mayıs 19, 2009 at 11:24 am

  6. >Caramelcim ben de ozledim kusum. Tarif konusunda son derece ozurlu olsam da anlatmaya calisacagim. Bu yemek icin shai taki baharatina ihtiyacin var. Cin yemegi malzemeleri satan dukkanlarda ya da buyuk marketlerde vardir muhtemelen. Iki adet tavuk gogsunu bu baharatla marine edip wokta soteliyoruz, sonra icine bir yesil paprika ve 3 adet taze sogani dograyip, bes dakika daha pisirip atesten aliyoruz. Bu karisimi kurutulmus mantarla birlikte hasladigimiz iki kisilik noodlesin suyunu suzup,servis tabagina aldiktan sonra ustune dokuyoruz hepsi bu:)Marjocum hosbuldum. Hem korktu hem uykusu basina vurdu hem kalabaliga gicik oldu derken agladi. Gorusuruz canim:PEbvata hosbuldum, gercekten tam dedigin gibi oldu. Iyi vakit gecirdim de zorluguna degdi.Zcim hosbuldum. Aldiklarimi yavas yavas giyerek yayinlamaya calisicam canim:)

    tuguna

    Mayıs 19, 2009 at 8:04 pm


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: